
Dünyayı Algılama Sanatı: Çocuğunuzun Gözünden Duyu Bütünleme
Fzt. Zehra Azra Çeken
Omurga Sağlığı, El Rehabilitasyonu, Geriatrik Rehabilitasyon, Fizyoterapist Eşliğinde Pilates, Fizyoterapist Eşliğinde Yoga, Kadın Sağlığı ve Pelvik Taban Fizyoterapisi, Erkek Sağlığı ve Pelvik Taban Fizyoterapisi, Pulmoner Rehabilitasyon, Kardiyak Rehabilitasyon, Lenfödem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Lipödem Tedavisi ve Fizyoterapi, Manuel Terapi, Nörolojik Rehabilitasyon, Ortopedik Rehabilitasyon, Pediatrik Rehabilitasyon, Protez Rehabilitasyonu, Ortez Rehabilitasyonu, Romatolojik Rehabilitasyon, Sporcu Rehabilitasyonu, Yoğun Bakım Rehabilitasyonu, Kanser Hastalarında Fizik Tedavi, Çene Fizyoterapisi, Yutma Rehabilitasyonu
Fzt. Zehra Azra Çeken
Omurga Sağlığı, El Rehabilitasyonu, Geriatrik Rehabilitasyon, Fizyoterapist Eşliğinde Pilates, Fizyoterapist Eşliğinde Yoga, Kadın Sağlığı ve Pelvik Taban Fizyoterapisi, Erkek Sağlığı ve Pelvik Taban Fizyoterapisi, Pulmoner Rehabilitasyon, Kardiyak Rehabilitasyon, Lenfödem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Lipödem Tedavisi ve Fizyoterapi, Manuel Terapi, Nörolojik Rehabilitasyon, Ortopedik Rehabilitasyon, Pediatrik Rehabilitasyon, Protez Rehabilitasyonu, Ortez Rehabilitasyonu, Romatolojik Rehabilitasyon, Sporcu Rehabilitasyonu, Yoğun Bakım Rehabilitasyonu, Kanser Hastalarında Fizik Tedavi, Çene Fizyoterapisi, Yutma Rehabilitasyonu
Dünyayı Algılama Sanatı: Çocuğunuzun Gözünden Duyu Bütünleme
Çoğumuz sabah kalkıp kıyafetlerimizi giydiğimizde, kazağın tenimize değen etiketini sadece birkaç saniye hisseder, sonra unuturuz. Ya da kalabalık bir caddede yürürken kornaların, insanların ve mağazalardan gelen müziklerin birbirine karıştığı o gürültüyü arka plana atıp yolumuza kolayca devam edebiliriz. Çünkü beynimiz bu "gereksiz" uyaranları bizim için otomatik olarak filtreler.
Peki ya beyniniz bu filtrelemeyi yapamasaydı?
Kazağın o küçücük etiketi gün boyu cildinize batmaya devam etse, o caddedeki her bir ses beyninizin içinde yankılansa ve en ufak bir dokunuş bile canınızı yaksa ne hissederdiniz? Muhtemelen öfkelenir, ağlar ya da oradan kaçmak isterdiniz.
İşte rehabilitasyon merkezindeki terapi seanslarında çocuklarla çalışırken sık sık karşılaştığım o "hırçınlık", "inatçılık" veya "uyumsuzluk" etiketlerinin altında yatan temel mekanizma çoğu zaman bu oluyor. Biz buna duyu bütünleme zorluğu diyoruz.
Duyu bütünleme, en basit tabirle bedenimizden ve çevremizden gelen duyusal bilgileri beynimizde organize etme ve buna uygun bir tepki verme sürecidir. Üstelik burada sadece bildiğimiz o meşhur beş duyudan (görme, işitme, tat, koku, dokunma) bahsetmiyoruz. Bizi dengede tutan (vestibüler) ve bedenimizin uzaydaki konumunu hissetmemizi sağlayan (proprioseptif) gizli duyularımız da başrolde.
Sahada, çocuklarla birebir çalışırken en net gördüğüm şey şu: Her çocuğun duyusal profili tıpkı parmak izi gibi kendine has.
- Kimi çocuk sürekli hareket etmek, zıplamak, koltuğun tepesinden atlamak ister; çünkü sinir sistemi o uyarana açtır ve doyuma ulaşmaya çalışıyordur.
- Kimi çocuk ise salıncaktan ölümüne korkar, saçının kesilmesinden nefret eder veya pütürlü yiyecekleri ağzına bile sürmez; çünkü onun sistemi de dışarıdan gelen bu uyarılara karşı aşırı hassastır ve kendini korumaya çalışıyordur.
Duyu bütünleme terapisi aslında çocuğa dünyayı "bizim gibi" algılamasını dayatmak değildir. Amacımız, çocuğun sinir sisteminin ihtiyaç duyduğu o "duyusal diyeti" ona güvenli, eğlenceli ve amaca yönelik bir oyun ortamında sunmaktır. Terapi odasında doğru salıncaklar, tırmanma duvarları, dokunsal materyaller veya derin bası çalışmalarıyla çocuğun beynindeki o karmaşık trafiği bir trafik polisi gibi düzene sokmaya çalışırız.
Ve inanın, o terapi odasında bir çocuğun duyusal olarak regüle olduğunu, yani "dengelenip" derin bir nefes alarak sakinleştiğini görmek, bir terapist için dünyanın en tatmin edici anlarından biridir.
Eğer çocuğunuzun bazı kıyafetleri giymeyi inatla reddettiğini, parkta oyuncaklara yaklaşmaktan korktuğunu ya da tam tersi sürekli tehlikeli şekilde oradan oraya atladığını gözlemliyorsanız, bu sadece bir "davranış" veya "şımartılma" problemi olmayabilir. Çocuğunuz dünyayı bizimkinden biraz daha farklı, biraz daha gürültülü ya da biraz daha yoğun hissediyor olabilir.
Unutmayın; çocukların yaramazlık sandığımız davranışları, aslında dünyayla başa çıkma çabalarından başka bir şey değildir. Bu süreçte bir uzmandan destek almak, onların dünyasını hem sizin hem de onlar için çok daha yaşanabilir kılmanın atılacak en güzel ilk adımıdır.
Bu Yazıyı Paylaş
Bu içeriği yararlı buldunuz mu? Arkadaşlarınızla paylaşarak onların da bilgilenmesini sağlayın!
Önemli Bilgilendirme
Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.
Pediatrik Rehabilitasyon Alanında Daha Fazla Fizyoterapiste Göz Atın
Bu alanda uzman fizyoterapistlerimiz
Kocaeli Bölgesinde Daha Fazla Fizyoterapist
Bölgenizdeki uzman fizyoterapistlerimiz
İlginizi Çekebilecek Yazılar
Sizin için seçtiğimiz faydalı içeriklere göz atın.

Çocuklarda Sık İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Olur?
Çocuğunuzda sık idrar yolu enfeksiyonu varsa sebep her zaman enfeksiyon olmayabilir. Mesane ve pelvik taban sorunlarını öğrenin.

Bobath Terapisi Nedir? Kimler İçin Uygulanır?
Bobath terapisinin ne olduğunu, kimler için ve nasıl uygulandığını ve fizik tedavi sürecindeki etkilerini öğrenin.

Vajinismus: Klinik Tanımı, Etyolojisi ve Fizyoterapi Yaklaşımları
Vajinismus, kadın cinsel işlev bozuklukları arasında yer alan, vajinanın dış üçte birlik kısmındaki pelvik taban kaslarının özellikle musculus pubococcygeus ve levator ani grubu yineleyici veya sürekli biçimde, istemsiz olarak kasılması durumudur. Bu spazmodik kasılma, cinsel birleşmeyi, jinekolojik...